Harç ve giderlerin yatırılması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m] 344 “(1)İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde,346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.”
HMK m 344’ ün ilk cümlesi dışındaki metni, davada haksız ancak zaman kazanmak isteyen kötüniyetli tarafın (davacı veya davalı) can simidi haline gelmiş durumdadır.
Davada kötüniyetli taraf (davacı veya davalı) zaman kazanmak için bilinçli olarak harçları yatırmamakta veya eksik yatırmaktadır.
Dosyalar bu sebeple istinaf veya temyiz dairelerinden geri çevrilmektedir.
Sadece bu sebeple aynı dosyanın istinaf veya temyiz mahkemelerince defalarca geri çevrildiği bilinen bir gerçektir.
HMK’ nın 344. maddesi ile ilgili olarak Yargıtay içtihatlarında kanun koyucunun dahi öngörmediği amaç dışı yorum ve değerlendirmeler yapılarak birbiri ile çelişen kararlar verilmektedir. Bu kararlar ile HMK m 344’ ün uygulaması ilk derece mahkemesi ve kalemlerinin de kafa karışıklığına sebep olacak mahiyette içinden çıkılmaz hale getirilmiş durumdalar.
Örneğin;
Miktar ve oranları yasayla belirlenen harçların ikmali bir kalem işi olduğu halde “hakim” veya “mahkeme başkanının” imzasını içermeyen muhtıra geçersiz sayılmaktadır.
Mahkeme tarafından yazılan muhtıra da “dosyaya yatırılması” şeklindeki ifade geçeriz sayılmaktadır.
“mahkeme veznesi” veya “mahkemeler veznesi” açıklaması olmayan muhtıralar geçersiz sayılmaktadır.
YARGITAY İÇTİHATLARI
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2019/6429 E, 2019/17439 K,
“İçtihat Metni”
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı ile dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin muvazaaya dayalı olduğu ve davacının baştan itibaren davalının işçisi olduğunun açılan işe iade davası ile kesinleştiğini, işe iade kararına rağmen davalı tarafından işe başlatılmadığını ve bir kısım işçilik alacağının da ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının dava dışı ihbar olunan şirketlerin işçisi olduğunu ve kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince süresinde istinaf talebinde bulunulmuş, ancak nispi istinaf harcının eksik olması sebebi ile davalı vekiline gönderilen muhtıra 06.02.2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen eksik harcın süresinde tamamlanmaması sebebi ile 15.02.2019 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2019 tarihli ek kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı itibariyle yerinde bulunmayan istinaf itirazının reddi ile usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi ek kararına karşı yapılan davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366. maddesi yollamasıyla 344 ve 352. maddeleri gereğince reddine karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Muhtıranın usulüne uygun olması için aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/19-286 esas- 2010/330 karar sayılı kararında bir muhtıranın geçerli olması için gereken özellikler belirtilmiştir. Buna göre;
Temyiz harç ve giderlerinin eksik ödendiğinin anlaşılması halinde muhtıra gönderilerek kararı veren Hâkim veya Mahkeme Başkanı tarafından yedi günlük kesin süre içinde harç ve giderin tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Bu kararın da temyiz edilmesi halinde 432. maddenin son fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.
Hâkim veya Mahkeme Başkanı tarafından “temyiz harç ve giderlerinin tamamlanması için yedi günlük kesin süre” verilmesi ve ayrıca yazılı olarak “aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu”nun bildirilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle muhtırada Hâkim veya Mahkeme Başkanı’nın sicili ve imzası bulunmalıdır. Muhtıra Hâkim veya Mahkeme Başkanı tarafından imzalanmadan verilmişse, dolayısıyla da Hâkim tarafından usulünce düzenlenmiş muhtıra yoksa geçerli bir bildirimin yapıldığından söz etmeye de olanak yoktur.
Mahkeme Yazı İşleri Müdürü’nün veya Kalem personelinin temyiz harcı veya giderinin tamamlanması için temyiz edene süre vermesi veya tebligat zarfı üzerine ihtar/uyarı şeklinde yazılan ve Hâkim imzası taşımayan muhtıra usule aykırıdır, Mahkeme Yazı İşleri Müdürü’nün veya Kalem personelinin vermiş olduğu süre ya da tebligat zarfı üzerine ihtar/uyarı şeklinde yazılan ve Hâkim imzası taşımayan muhtıra üzerine temyiz harcını veya giderini ödememiş olan taraf, temyiz talebinden vazgeçmiş sayılamaz.
Yargıtayın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, muhtırada yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; bu açıdan ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır. Örneğin, “dosyaya yatırılması” şeklindeki ifade tarafın yanılmasına neden olabileceğinden, bu ifadeyi taşıyan muhtıra geçersiz olacaktır.
Hukuk Genel Kurulunun anılan kararı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun kanun yollarına ilişkin hükümleri yürürlüğe girdikten sonra da İlk Derece Mahkemeleri veya Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından gönderilen muhtıraların geçerliliği yönünden de aynen uygulanmaktadır.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince davalı vekiline gönderilen muhtırada harç ve gider avansının yatırılması gereken merciin açıkça belirtilmediği anlaşılmaktadır. Davalı vekiline gönderilen muhtıra usulsüz olduğuna göre, muhtırada belirtilen sürede harcın yatırılmaması sebebi ile istinaf başvurusunun reddine yönelik İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2019 tarihli ek kararı isabetsizdir. Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi ek kararı bozulup ortadan kaldırılarak davalı vekiline bakiye nispi istinaf harcını kanunda öngörülen sürede yatırması için usulüne uygun muhtıra tebliğ edilmeli ve harcın tamamlanması halinde davalının istinaf talepleri incelenmek üzere işin esasına girilmelidir. Usulüne uygun muhtıra tebliğine rağmen harcın tamamlanmaması halinde ise istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmelidir. Muhtıranın usulsüz olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan, yukarıda esas ve karar numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2019/6423 E, 2020/2721 K,
“İçtihat Metni”
Bölge Adliye
Mahkemesi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No : 2019/1732-2019/1334
İlk Derece
Mahkemesi : Konya 3. İş Mahkemesi
No : 2017/365-2018/88
Dava, yersiz ödenen aylıkların tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Mahkemece verilen ek karar ile istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından bu kez ek karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi tarafından verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344. maddesi gereğince, istinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir.
Somut dosyada, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince nisbi karar ve ilam harcının 1/4’ünün alınması gerekirken maktu karar ve ilam harcı alındığı belirtilerek, alınması gereken nisbi karar harcının tamamlatılması için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. Mahkemece davalı vekiline eksik yatırılan nisbi istinaf karar harcı ve tebliğ giderinin tamamlanması için usulüne uygun muhtıra tebliğ edilerek bir haftalık kesin süre verilmiş; aksi takdirde istinaf isteminden vazgeçmiş sayılacağına karar verileceği ihtar edilmiştir. Muhtıra, davalı vekiline 14.05.2020 tarihinde tebliğ edilmiş; davalı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde istinaf karar harcı ve tebliğ giderinin tamamlanmaması üzerine Mahkemece 22.05.2015 tarihinde, HMK m. 344 gereğince istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına ilişkin ek karar verilmiştir. Mahkemece verilen ek kararın Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344. maddesindeki yönteme uygun olduğu anlaşılmakla, anılan ek karara yönelik davacı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan 22.05.2019 tarihli “istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına” ilişkin ek kararın onanması gerekmektedir.
SONUÇ: Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan, istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına ilişkin ek kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının davalıdan alınmasına, 03.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2018/7708 E, 2021/259 K,
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
İLK DERECE
MAHKEMESİ : 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR
Dava, üçüncü kişiye karşı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilince istinaf edilmiş ve istinaf mahkemesince davacının davalılardan …’ye yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, elatmanın önlenmesi talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil yönünden ise davacı lehine 5.050,00 TL ecrimisile hükmedilmiştir.
Dosyada davalı …’ye eksik temyiz harcının tamamlanmasına dair ihtarlı tebligat gönderilmesine rağmen süresi içinde eksik harç tamamlanmadığından hükmün temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin ek karar verilmiştir. Davalı … tarafından işbu kararın temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin ek karar temyiz edilmiştir. İstinaf mahkemesince davalı …’ye, temyiz harcının eksik yatırıldığı ve elatmanın önlenmesi yönünden dava konusu taşınmazın değeri ile hükmedilen ecrimisil üzerinden hesaplanan 3.328,52 TL’nin tebliğden itibaren bir haftalık kesin süre içinde yatırılması gerektiğini içeren 15.06.2017 tarihli muhtıra 21.06.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu defa, istinaf mahkemesince, 13.07.2017 tarihli ek kararla, muhtırada gösterilen yasal süre içerisinde nisbi temyiz harcının ikmal edilmemiş olması nedeni ile HMK’nin 344. maddesi gereğince temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
İstinaf mahkemesince, davalı …’nin temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır.
Şöyle ki, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesinin atfı ile uygulanması gereken, HUMK’un 434/3 maddesi, “Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Bunların eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa; kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme kararının temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir…” hükmünü içermektedir.
Mahkemece davalı …’ye masrafların yatırılması için muhtıra gönderilmiş ise de, muhtırada elatmanın önlenmesi yönünden maktu temyiz harcı hesaplanması gerekirken nisbi temyiz harcı hesaplandığından muhtıranın geçerli olduğundan söz edilemez. Bu nedenle Mahkemece verilen 13.07.2017 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, temyiz incelemesine geçildi.
Bu itibarla; kararı temyiz eden davalı …’ye elatmanın önlenmesi ve ecrimisil yönünden, ecrimisil miktarı üzerinden hesaplanacak nispi temyiz karar harcının kanunda öngörülen yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde temyiz başvurusundan vazgeçilmiş sayılacağı konusunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 434. maddesi uyarınca, açıklanan unsurları taşıyan geçerli muhtıra tebliğ edilerek kanuni süre beklendikten, dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesi için … BAM 1.Hukuk Dairesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 19.01.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2019/6423 E, 2020/2721 K,
“İçtihat Metni”
Bölge Adliye
Mahkemesi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No : 2019/1732-2019/1334
İlk Derece
Mahkemesi : Konya 3. İş Mahkemesi
No : 2017/365-2018/88
Dava, yersiz ödenen aylıkların tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Mahkemece verilen ek karar ile istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından bu kez ek karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi tarafından verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344. maddesi gereğince, istinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir.
Somut dosyada, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince nisbi karar ve ilam harcının 1/4’ünün alınması gerekirken maktu karar ve ilam harcı alındığı belirtilerek, alınması gereken nisbi karar harcının tamamlatılması için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. Mahkemece davalı vekiline eksik yatırılan nisbi istinaf karar harcı ve tebliğ giderinin tamamlanması için usulüne uygun muhtıra tebliğ edilerek bir haftalık kesin süre verilmiş; aksi takdirde istinaf isteminden vazgeçmiş sayılacağına karar verileceği ihtar edilmiştir. Muhtıra, davalı vekiline 14.05.2020 tarihinde tebliğ edilmiş; davalı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde istinaf karar harcı ve tebliğ giderinin tamamlanmaması üzerine Mahkemece 22.05.2015 tarihinde, HMK m. 344 gereğince istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına ilişkin ek karar verilmiştir. Mahkemece verilen ek kararın Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344. maddesindeki yönteme uygun olduğu anlaşılmakla, anılan ek karara yönelik davacı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan 22.05.2019 tarihli “istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına” ilişkin ek kararın onanması gerekmektedir.
SONUÇ: Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan, istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına ilişkin ek kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının davalıdan alınmasına, 03.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/567 E, 2018/1535 K,
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Asıl ve birleşen dava bakımından; Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusun reddine, davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Davalı vekilinin temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına dair 05.12.2017 tarihli ek kararın temyizi bakımından yapılan incelemede;
Temyiz olunan karar, 6100 sayılı HMK’nın 366. maddesi yollaması ile HMK’nın 344. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına ilişkindir.
Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 434/3. maddesi, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödeneceğini, bunların eksik olduğunun tespiti halinde, kararı veren hakim veya mahkemenin başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içersinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceğini ve verilen süre içerisinde harç ve giderlerin tamamlanmadığının anlaşılması halinde, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği hükme bağlamıştır.
Somut olayda, temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin karara yöneltilen temyiz dilekçesi süresinde ise de, davalı vekilinin eksik yatırılan temyiz harcını tamamlaması için bir haftalık kesin süre verilen muhtırayı, 13.11.2017 tarihinde tebliğ almasına rağmen, eksik harcı tamamlamadığı anlaşılmakla, Yerel Mahkemenin 05.12.2017 tarihli temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına dair kararının doğru olduğu anlaşılmakla; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan ek kararın ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2021/1439 E, 2021/2565 K,
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından 07.01.2021 tarihli ek karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyanın yapılan incelemesinde; davacı kadın tarafından erkek eş aleyhine evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davası açılmış, ilk derece mahkemesince “Davalı erkeğin kadına fiziksel şiddet uyguladığı ve kadını tehdit ettiği” gerekçesiyle tam kusurlu kabul edilerek kadının davası kabul edilmiş, ilk derece mahkemesinin bu kararına karşı davalı erkek tarafından tamamı yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İlk derece mahkemesi 25.09.2019 tarihli ek kararı ile davalının verilen kesin sürede istinaf harç ve giderlerini yatırmadığı gerekçesiyle davalının istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş, verilen bu ek karara karşı davalı tarafından adli yardım talepli olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince davalının adli yardım talebi reddedilmiş ve 20.03.2020 tarihli kararı ile davalının verilen kesin sürede istinaf harç ve giderlerini yatırmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu karar davalı tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmesi üzerine Dairemizce davalının adli yardım talebi reddedilmiş ve dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesince temyiz harcı ve posta giderlerini yatırması için davalı erkek vekiline usulüne uygun muhtıra tebliğ edilerek bir haftalık kesin süre verilmiş; muhtırada belirtilen süre içinde harç ve gider avansının yatırılmaması halinde temyiz isteminden vazgeçmiş sayılacağına karar verileceği ihtar edilmiş, davalı taraf verilen kesin sürede temyiz harç ve giderlerini yatırmamış ve bölge adliye mahkemesince 07.01.2020 tarihli ek karar ile davalının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu kararın da davalı tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Ortada usulüne uygun yapılmış bir temyiz başvurusu bulunmadığından davalının 20.01.2021 tarihli dilekçesi hakkında Dairemizce yapılacak bir işlem olmayıp, ilk derece mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, karardan bir örneğin ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 23.03.2021 (Salı)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/8399 E, 2021/6651 K,
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.09.2020 tarih ve 2018/842 E- 2020/436 K. sayılı ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi’nce verilen 23.09.2021 tarih ve 2021/987 E- 2021/958 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Dava finansal kiralama sözleşmesine konu malların iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, ancak istinaf harç ve giderleri yatırılmadığından mahkemece, davalı vekiline bir hafta kesin süre içerisinde istinaf harç ve giderlerinin ikmal edilmesi, aksi halde istinaf talebinden vazgeçmiş sayılacağına dair muhtıra çıkartılmış; yine süresinde istinaf harcının ve giderlerinin ikmal edilmediğinden bu kez HMK’nın 344. maddesi gereğince davalı vekilinin mahkemenin 17.06.2021 gün 2018/842 Esas – 2020/436 Karar sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmaktan vazgeçmiş sayılmasına dair ek karar verilmiştir.
Bu ek karara karşı asıl karar ile birlikte davalı vekili tarafından tekrar istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının eksik istinaf harcını yatırması yönünde muhtıraya rağmen süresinde istinaf harcını yatırmaması üzerine mahkemece verilen istinaf kanun yoluna başvurmaktan vazgeçmiş sayılmasına yönündeki 17.06.2020 tarihli ek kararın, hukuka uygun olduğu zira harçların hesaplanmasında hata edilmediği gibi muhtıranın da davalı vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin ek karar yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun, HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29/11/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/18710 E, 2017/7466 K,
“İçtihat Metni”
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine mahkemece temyiz isteğinden vazgeçilmiş sayılmasına yönelik verilen 20/11/2015 tarihli ek kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Ancak karar davalı vekiline 05/10/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz harçları 26/10/2015 tarihinde yatırıldığı gerekçesiyle yerel mahkemece 20/11/2015 tarihli ek karar ile temyiz isteğinden vazgeçmiş sayılma kararı verilmiştir.
Davalı vekili, 09/12/2015 tarihli dilekçesi ile temyizin süresinde yapıldığını, belirterek ek kararın kaldırılmasını ve anılan karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesini talep etmiştir.Dosya Dairemizin 26/05/2016 tarih 2016/1683-9483 sayılı kararı ile ek karara yönelik temyiz için temyiz harçlarının yatırılmadığı ve harçların ikmali için geri çevrilmiş, geri çevirme kararı davalı vekiline 24/10/2016 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen harç ikmalinin yapılmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminden HUMK’nun 434/3 maddesi uyarınca vazgeçmiş sayılmasına, temyiz isteminin REDDİNE, 31/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2021/6775 E, 2021/12114 K,
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasında verilen davanın kısmen kabulüne dair hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; ek kararla kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir. Verilen ek kararı davacı tarafın temyiz etmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dava; sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasıdır.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının istinaf talebinin esastan reddine yönelik hükmünün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz harç ve giderlerinin süresinde yatırılmaması nedeniyle 25/01/2021 tarihli ek kararla, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiş, ek karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Kıyas yoluyla uygulanacak hükümler başlıklı 366′ ıncı maddesi atfıyla “Harç ve giderlerin yatırılması” başlıklı 344 üncü maddesinde “(1) İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme
başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kesin süre içerisinde harç ve giderler tamamlanmadığından, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin ek karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; yasaya uygun bulunan kararın temyiz edilmemiş sayılmasına ve temyiz dilekçesinin reddine dair ek kararının ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bir yanıt yazın