Tasarım: Bir ürünün tamamının veya bir parçasının ya da süslemesinin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme, yüzey dokusu vs özelliklerinin inşa sürecindeki mimari ve mühendislik çizimleri ile estetik görünüm, işlevsellik, kullanım kolaylığı, verimlilik, nasıl çalışacağı ve kullanıcıların beklentilerine uygun bir şekilde nasıl yapıldığının gösterilmesidir.
Tescilli Tasarım: Bir ürünün tasarımının Türk Patent ve Marka Kurumuna başvurularak tescil edilmesidir. Tescilli tasarım 5 yıl süreyle koruma altındadır.
Tescilsiz Tasarım: Bir ürünün tasarımının ilk kez Türkiye’ de kamuya sunulmuş ancak Türk Patent ve Marka Kurumuna tescil ettirilmemiş olmasıdır. Tescilsiz tasarım 3 yıl süreyle koruma altındadır.
Bir ürüne ilişkin tasarımın korunabilmesi için “mutlak yenilik” ve “ayırt edici nitelik” kriterlerini taşıması gerekmektedir.
Mutlak yenilik: Tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan -yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla- küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olmasıdır. Başka bir deyişle dünya çapında daha önce kamuya hiç sunulmamasıdır.
Ayırt edici nitelik: Bir ürüne ait tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile diğer bir tasarımın böyle bir kullanıcıda bıraktığı genel izlenim arasındaki belirgin bir farklılıktır. Ürünün ayırt edici özelliği kalitesi değil, farklılığıdır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m 56 “(1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. … (4) Bir tasarımın aynısı; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.”
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m 57 “(1) Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar.”
Yeni tasarım seçenek özgürlüğü kapsamında tescil başvurusundan önce kamuya sunulmuş tasarımlardan kanunun aradığı mutlak yenilik ve ayırt edici özelliği ayrılmalıdır. Başka bir deyişle daha önce kamuya sunulan tasarımlarla bilgilenmiş kullanıcılar nezdinde, yeni ve mutlak ayırt edici özelliğe, belirgin bir farklılığa sahip olmalıdır.
Yeni tasarım daha önce kamuya sunulmuş olan ürünlerden renk, boyut, desen vs farklılık arz etmeli, benzer olmamalı, mutlak ayırt edici niteliği bulunmalı, kanunda öngörülen mutlak yenilik kriterini taşımalıdır.
Daha önce kamuya sunulmuş ürünlerle kıyaslandığında kanunun aradığı mutlak yenilik ve ayırt edicilik özelliği taşımayan ancak bir şekilde endüstriyel tasarım olarak tescil edilmiş ürünlerle ilgili olarak tasarımın hükümsüzlüğü istenebilir. (SMK m 78)
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md 78 “(1) Tasarımın hükümsüzlüğü, ikinci fıkrada sayılan hâller dışında menfaati olanlar tarafından istenebilir. … (4) Hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde tasarım sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılır.”
Daha önce kamuya sunulmuş ürünler her ne kadar tescil edilmiş olsa da söz konusu renk, boyut, desen ve ürünlerin, Türkiye’ de ve Dünya’ da, tasarım tescil tarihinden önce üretilmesi, tanınması, bilinmesi, kamuya sunulması, pazarlanması nedeniyle tasarımların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 56. maddesinde tanımlanan yeni ve mutlak ayırt edicilik unsuru oluşmadığı gerekçesiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 78. maddesine istinaden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükmün ilanına karar verilmesi talepli dava açılabilir.
Yargıtay Kararları da buna işaret etmektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/362 E, 2021/6947 K, “…Dava, davalıya ait tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 6769 sayılı SMK’nın 56/4. ve 5. fıkrası; “Bir tasarımın aynısı; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” hükmü amirdir. 6769 sayılı SMK’nın 58. maddesine göre; “(1) Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir. (2) Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” Bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik koşulu kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, tasarımlar için mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, hükümsüzlük davasında bu yönün mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir.”
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/2994 E, 2019/361 K, “…İlk Derece Mahkemesince, davacı/karşı davalının endüstriyel tasarımının yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığı, harcı alem olduğu gerekçesi ile karşı davanın kabulüne, tasarımın hükümsüzlüğüne, bu nedenle de asıl davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı/karşı davalı vekilince istinafa isteminde bulunulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, 554 sayılı KHK’nın 6. maddesi uyarınca, bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik koşulu kabul edildiği, mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli olduğu, 554 sayılı KHK’nın 7. maddesinde düzenlenen tasarımın ayırt edicilik unsuru ise yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nın 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özellik olduğu, somut olayda, davacı/karşı davalı adına tescilli hasır örgü tasarımının bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere yeni ve ayırt edici nitelikte bulunmayıp, anonim nitelikte bir tasarım olduğu, bu itibarla, mahkeme gerekçesi yerinde olduğu gerekçesi ile davacı/karşı davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. … Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.”
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/12 E, 2020/141 K, “18. Tescilsiz tasarımların tasarım hukukuna göre korunması ilk defa SMK ile düzenlenmiş, böylece tasarım hukukunda hem tescilli hem de tescilsiz tasarımlar hukuken koruma altına alınmıştır. SMK’nın 55/4. maddesinde bu husus; “tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması halinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye’de kamuya sunulmuş olması halinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur” şeklinde ifade edilmiştir. 19. 554 sayılı KHK’nın 5. maddesi gereğince, yeni ve ayırt edici tasarımlar belge verilerek korunur. Başka bir deyişle bir tasarımın hukuken korunabilmesi için yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması gerekir. Bu özelliğe sahip bir tasarım, beşer yıllık sürelerle yenilenmek kaydıyla yirmi beş yıl korunacaktır. 20. 554 sayılı KHK’nın 6. maddesi gereğince, bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımlar aynı sayılır. Buna göre 554 sayılı KHK ile bir tasarımın yeni sayılabilmesi için o tasarım mutlak yenilik özelliği taşıması gerekir. Mutlak yenilik kavramı ile söz konusu tasarımın dünya çapında daha önce kamuya hiç sunulmamış olması ifade edilmektedir. Başka bir deyişle tasarımcı, başka bir tasarımın aynısını veya küçük farklılık içeren versiyonunu, tamamen o tasarımdan habersiz olarak tasarlasa, bu durumda dahi tasarım yeni sayılmayacaktır. Böyle bir tasarıma her nasılsa tescil belgesi alınmışsa belgenin hükümsüzlüğü mahkemeden istenebilir. Dolayısıyla yurt dışında var olan fikri ürünü Türkiye’ye ilk kez getirerek onu sahiplenmek hukuken koruma görmez. 21. 554 sayılı KHK’nın 7/I. maddesi gereğince, bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile diğer bir tasarımın böyle bir kullanıcıda bıraktığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık varsa o tasarım ayırt edici niteliğe sahiptir. Ayırt edici nitelik incelemesi, bir kalite testi olmayıp farklılık testidir. Bu nedenle bir tasarımın teknolojik ya da sanatsal açıdan diğerlerine göre daha düşük düzeyde olması onun ayırt ediciliğini etkilemez. Ayrıca ayırt edici nitelik araştırması yapılırken farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlık kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilecektir. 22. Yenilik ve ayırt edici nitelik incelemesi, özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir husus olması nedeniyle bilirkişi marifetiyle yapılması gerekmektedir. Başka bir deyişle yenilik ve ayırt edici nitelik incelemesi genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan bir durumdur. Ayrıca hükümsüzlük davalarında bilirkişi deliline dayanılması durumunda bilirkişiler, resen yapacakları araştırma sonucunda elde edecekleri bilgi ve bulguları da dosyaya sunacaklardır. Zira patent, faydalı model ve tasarımlarda dünya çapında, yani mutlak yenilik aranmakta olduğundan bu durum kamu düzenindendir (Suluk, Cahit/ Karasu, Rauf/ Nal, Temel: Fikri Mülkiyet Hukuku, Ankara, 2018, s. 316). … 27. Bir tasarımın yeni sayılabilmesi için o tasarımın dünya çapında daha önce kamuya hiç sunulmamış olması gerekmektedir. Üçüncü bilirkişi raporu ile davalı tasarımının 1993 yılında ABD’de kamuya sunulan 5,195,975 sayılı patent karşısında yenilik vasfının bulunmadığı tespit edildiğine göre davalı tasarımının hükümsüzlük şartlarının oluştuğunun kabulü gerekmektedir.”
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/14544 E, 2015/473 K “Dava, davalı adına tescilli endüstriyel tasarım tescil belgesinin yeni ve ayırtedici olmadığı iddiasına dayalı hükümsüzlük istemine ilişkindir. 554 sayılı KHK’nın 6/1’inci maddesi hükmü uyarınca, bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, tasarımların sadece küçük ayrıntılarda farklılık göstermesi halinde aynı sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan düzenlemeden anlaşılacağı üzere, tasarımın tescile bağlanabilmesi için, Türkiye’de ve dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, başka bir anlatımla mutlak yeni olması koşulu kabul edilmiştir. Yenilik için oldukça yüksek düzey arayan düzenleme hükmü dikkate alındığında, yenilik kriterinin mutlak olduğu, gerektiğinde mahkemece re’sen araştırma dahi yapılabileceği, davacı kanıtları dışında görüşüne başvurulan bilirkişilerin, tasarımın yeniliğini ortadan kaldıran harici bilgilerinin dahi değerlendirileceğinin kabulü gerekmektedir. Bu husus, kamu düzenine ilişkindir.
KAYNAKÇA
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu,
Yargıtay içtihatları,

Bir yanıt yazın